Ana sayfa Blog Serbest Piyasa Ekonomisi ve Mülkiyet Hakları

Serbest Piyasa Ekonomisi ve Mülkiyet Hakları

Serbest Piyasa Ekonomisi
Serbest Piyasa Ekonomisi


Bir iskambil destesini çok iyi karıştırırsanız, iskambil kağıtlarının nihai dizilişi nerdeyse 100% ihtimalle geçmişte hiçbir zaman gerçekleşmemiştir ve büyük ihtimalle bundan sonra da hiçbir zaman da gerçekleşmeyecektir. Hiçbir zaman! İnanması güç, degil mi? Fransızların değişiyle “Incroyable mais vrai!” Tekrar edelim: Bir iskambil destesini güzelce karıştırırsanız, kuvvetli ihtimal odur ki nihayette oluşan kağıtların dizilişi bu şekliyle tarihte ilk kez gerçekleşti. Kiminiz belki de hadi canım sen de diyorsunuz ama ister inanın ister inanmayın gerçek bu.

Bu işin sırrı aslında çok basit. Önce matematiğini açıklayalım.

Küçük sayıdaki nesneleri sıralaması sonucu oluşacak diziliş şekli de küçüktür. Örneğin 3 obje, 3 x 2 x 1 = 6 farklı şekilde dizilebilir. Üç objemiz A, B ve C olsun. Olası sıralamalar şöyledir: ABC, ACB, BAC, BCA, CAB ve CBA. Bu objelerin sayısı 4 (A, B, C ve D) olduğunda diziliş sayısı bir anda 4 x 3 x 2 x 1 = 24’e çıkar: ABCD, ABDC, ACBD, ACDB, ADBC, ADCB, BACD, BADC, BCAD, BCDA, BDAC, BDCA, CABD, CADB, CBAD, CBDA, CDAB, CDBA, DABC, DACB, DBAC, DBCA, DCAB, DCBA. Dikkat edilirse bundan sonrasında nesnelerin sayısı arttıkça diziliş sayısı çok daha fazla artış gösterir. 5 obje 120, 6 obje 720, ve 7 obje ise 5.040 farklı şekilde dizilebilir. Sadece ilginizi çekmesi için belirtmiş olayım: 20 obje tam tamına 2.432.902.008.176.640.000 farklı şekilde dizilebilir. Dünyanın yaşını 10 milyar yıl kabul etseniz dahi, zamanın başlangıcından beri geçmiş olan saniyelerin sayısı bu son rakamdan daha düşüktür. Ve şimdi de vurucu darbe: 20 objenin farklı diziliş sayısı, 52 objenin farklı diziliş sayısı yanında nerdeyse yok mesabesindedir, samanlıktaki iğnenin ucundan daha küçüktür. Şimdi bu noktada arkamıza yaslanabiliriz. Oturup şöylece düşünelim. Bunca rakamı niye bu kadar hesap ettik? Ve ekonomi ile Allah aşkına ne ilgisi var?



Donald J. Boudreaux’ya göre arada şöyle bir bağlantı var. Yeryüzünde sayasını bilemediğimiz kadar çok, belki de on milyarlarca üretim kaynakları mevcuttur: petrol, herbir işçinin işgücü, nehirler, besinler, binalar, Harvard’daki sınıflar, Çin’deki bir havaalanı, … 52’lik bir iskambil destesinin ne kadar akıl almaz sayıda sıralanabileceğini gördük. Eğer dünyada herşey rasgele olmuş olsaydı, bütün bu kaynaklar iskambil kağıtları gibi bir devin elinde rasgele karıştırılmış olsaydı, nihai karışımın işe yaramaz olacağını tahmin edebilmek için müneccim olmaya gerek bile olmaz. Zira ortay çıkan dizilişlerin sadece çok küçük bir kısmı insanoğlu için faydalı olurdu. Bununla birlikte etrafımıza bakındığımızda farkediyoruz ki, kaynakların dizilişlerinin ve düzeninin üretime olan katkısı göz ardı edilemez ve insanların ihtiyaçlarına hizmet eder durumdadır. Bu kadar az bir ihtimalle meydana gelebilecek diziliş ve düzenin kaynağı nedir? Bunun sebebi nedir?

Bunun sebebi -ki aynı zamanda serbest piyasa ekonomisinin de temel karakteristiğidir- özel mülkiyet imkanı ve mülkiyet haklarıdır. Bu da zaten müşterek düzenleme ve uyumu doğurur. Mülkiyetin sahibi kendisi için faydalı olan şekli ile kaynakları kullanır, ve herbir kaynak sahibi benzer şekilde hareket eder. Milyarlarca karar mekanizması adeta sürekli bu karmaşık dünyada çalışır.

Bu hali ile özel mülkiyete dayalı serbest piyasa (mekanizması) ekonomisi kaynakların en faydalı amaçlarına tahsisini sağlar.

Merkezi planlı ekonomilerde ise -ki buna sosyalizm veya komünizm de denebilir-, üretim araçları ve kaynaklar devletin mülkiyetindedir. Devlet gerekli kaynak tahsisine karar verir. Bu yönüyle devletin işi çok zor ve adeta imkansızdır…

Uzun sözün özü: Özel mülkiyet kapitalizmin can damarıdır, temel karakteristiğidir. Fiyatlar onu takip eder…



BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here